27 Mayıs 2013 Pazartesi

Güneşi Uyandıralım - Jose Mauro De Vasconcelos

Pinuccia'nın yazar etkinliğinde bu ay  Vasconcelos'un kitaplarını okuyoruz. İlk defa bu etkinlikte bir yazarın 2. kitabını okumaktayım. Hatta 3.süne bile başladım :)


Şeker Portakalı'nın devamı olan bu kitapta Zeze biraz daha büyümüş halde. Kendi ailesinin yanından zengin bir ailenin yanına verilmiş eğitim hayatı bitene kadar. Okulunda ve yeni çevresinde yaptığı yaramazlıklar, yine duygusal halleri var bu kitapta da. Hee bi de aşık olduğu sevgilisi.
Diğer kitaptaki Portekizli arkadaşı Portuga ve Şeker portakalı artık yanında değiller. Arada onları hatırlasa da bu kitapta Zeze'ye eşlik eden 2 hayali arkadaşı daha var. Birisi yüreğinden içeri giren ve hep orada kalan Adam ismindeki kurbağası, diğeri de filmini izleyip hayran olduğu ve bazı akşamlar kendisini ziyarete geldiğini düşündüğü Maurice Chevalier.

Kitabın sonlarında Zeze 40 yaşlarındayken Chevalier'le karşılaşıyor ve o kadar heyecanlanıp , duygulanıyor ki... Bir zamanlar babasının yerine koyduğu adamla karşılaşmak okurken beni bile heyecanlandırdı.

Bir de kitapta şöyle bir bölüm vardı ki , hem de moralim bozuk bir anda okurken beni benden aldı ...

"Başka bir hayatta düğme olarak doğmak istiyorum. Ne düğmesi olursa. Külot düğmesi bile. İnsan olmaktan ve bir zavallı gibi acı çekmekten iyidir."

25 Mayıs 2013 Cumartesi

Yeni Ay (Alacakaranlık Serisi)

Alacakaranlık serisini izlemeye devam ediyorum. 2. filmi 1.sinden daha çok sardı beni, ilkinde tanışmaları, aşık olmaları çok antipatikti :)

Bu filmde vampirlerin yanısıra bir de kurtlar çıktı meydana :) Normalde insan görünümünde , ama özel güçleri sayesinde kurda dönüşüyorlar. Bunlardan biri de Bella'nın arkadaşı Jacop ... Şu yakışıklılığa, sevimliliğe bakar mısınız lütfen ya. Edward da kimmiş dedirtmiyor mu sizce de :)


Filmi izliyorum ama hala 2 başrol oyuncusu da hiç sempatik gelmiyor bana :) 

Filmdeki en güzel kısım ise vampirlerin kan gördükleri zaman gözlerinin döndüğü an :) 
Tıpkı aşağıdaki resimde olduğu gibi...


22 Mayıs 2013 Çarşamba

Öykü ve babasından sanatsal çalışma :)

Bir iki hafta önce Öykü'mün okulundan tuval istediler bir etkinlik yapmak için. Ben de bir fazla alayım bari dedim evde de bir şeyler yapmak için...

Dün de etrafı toparlarken Öykü ayağıma dolanıyordu, hadi bey dedim, sen kızınla bi şeyler yap ben de rahat rahat işimi göreyim. Almışlar ellerini tuvali ve parmak boyalarını. Öykü'nün elini boyayıp boyayıp basmışlar tuvale... Son olarak da Ömer yapmış elinin baskısını. Getirip bana gösterdiler ki bayıldımmmmm..


Ama bir de benim elim için yer ayırmamışlar ya , gücüme de gitmedi değil hani :)

20 Mayıs 2013 Pazartesi

Alacakaranlık - Twilight

3 - 4 yıl oldu herhalde bu filmin adını öğreneli. Okulun son günlerinde öğrencilerim getirmişler cd'sini, izleyelim hocam diyorlar. Ben bilmediğim şeyi izletemem size diye geri çevirip Yukarı bak animasyon filmini izletmiştim:) Risksiz bir film seçmek lazım tabi, küfür mü var, öpüş kokuş mu belli olmaz :)

Seneler içinde çok karşılaştım tabi ama vampirli film , gençliğe özel diye pek de ilgimi çekmedi. Ta ki eşim cd'sini alıp gelene kadar. Madem bu kadar da meşhur hadi oturup izleyeyim bari dedim sonunda :)

Filmimizde bir kız kahramanımız var Bella : Bi kere kesinlikle güzel değil :) Bakışları, dudakları, devamlı ağzının açık olması, Edward'a aşık olma durumları çok itici :) Annesiyle babası ayrı ve bir müddet babasının yanına yaşamaya gelmiş, kasabanın okuluna kaydolmuş. Arkadaş edinme, okula ve kasabaya alışma derdinde...

Bir de erkek kahramanımız var. Edwaaardddd. Genç kızların hastası olduğu oyuncu ama neyine hastalar bilmem. Kalın kaşlı, donuk bakışlı, bir de üstüne üstlük vampir :) Vampir olduğu için suratı da bembeyaz, bu da bi antipatiklik katıyor beyimize :) 

Filmin konusu da Bella yeni başladığı okulda Edward'a rastlar ve birbirlerine aşık olurlar. Bella onun garip davranışları olduğunu farkeder ve araştırarak bulur ki Edward bir vampir. Bir müddet sonra sevgili olurlar. Buraya kadar durağan olarak devam eden filme sonlarına doğru bir hareket geliyor ve başka vampirlerin Bella'ya göz dikmesiyle yaşanan heyecanlı olaylar başlıyor...

Filmde Bella ve Edward tavırları bir nebze antipatik olsa da 2. de izlenebilir durumda. Umarım ondan daha çok zevk alırım...

18 Mayıs 2013 Cumartesi

Hu Hu Mimlenmişim...

Sevgili amphitrite beni mimlemiş, bana da cevaplamak düşer di mi?

1-Eğer Düğünün Olsaydı Nasıl Olurdu?

Öncelikle eğer düğünün olsaydı cümlesi biraz garip oldu sanki, düğünüm olalı tam tamına 5,5 yıl oluyor çünkü. O zaman da önce bir düğün salonunda düğün yapmıştık, sonra da Çamlıca'da bir mekan tutup gençler hem yemek yiyip hem de eğlenmeye devam etmiştik. Güzel geçmişti. Bir problem çıkmamıştı şükür. Ama o zaman imkanlarımız biraz daha kısıtlıydı, (sanılmasın ki şimdi sel olmuş akıyor ). Şimdi yapsam herşeyle, her detayla daha fazla ilgilenir, biraz daha güzelini yapardım...Ama gelinliğim bir harikaydı. Çok içime sinerek almıştım, hala baktıkça ne kadar doğru bir karar verdiğimi anlarım ...

2-Yolda Giderken Sevdiğin İdole Rastlasaydın Ne Olurdu?

Benim idolüm yok desem.. Lise yıllarındayken sınıfımız ikiye bölünmüş, yarısı Tarkan, yarısı Musti diye delirirken resimlerini öpüp koklar, şarkılarını söylerken bile yoktu kimseye hayranlığım...
Sadece tüm düşünceleri, sözleri , hareketleriyle Atatürk'ü idol olarak görürüm, onunla da yolda karşılaşma ihtimalim yok maalesef :(( Ama rüyamda filan karşılaşsam da elimden bu kadarı geldiği için özür dilerim herhalde...

3-Bir Dizi Karakteri Olsan Hangisi Olmak İsterdin?

Hatırla Sevgili'deki Yasemin olmak isterdim. Her açıdan...
Bi kere Allah var çok güzel bir kız, çıtı pıtı sevimli, sempatik...
Ayrıca dizide Okan Yalabık gibi bir yakışıklıyla rol almış...
He bi de en önemli sebep 60'lardan itibaren Türkiye'yi anlatan bir dizi bu. Darbeler, karışıklıklar, Deniz Gezmiş, Adnan Menderes... Dizi bile olsa bu ortamı bir nebze hissetmiştir herhalde...
Dizideki kıyafetler, Büyükada, arkadaşlıklar, aşklar...
Zaten en sevdiğim dizi Hatırla Sevgili, geçen yaz baştan sona izlemiştim tekrardan. Bir dizi karakteri de olsam herhalde en sevdiğim dizinin baş karakteri olmak isterim yani :)



4- Hayatın Bir Senaryo Olsa ve Senaristi Sen Olsan Ne Yazardın?

Hayatımın senaristi olsam herhalde mutlu , sağlıklı, paralı, huzurlu, eğlenceli, bolca gezen, yiyen, içen, okuyan bir aile dizisini yazardım...

5-Hep Yaşamayı Merak Ettiğin Bir Gün Bu Olayı Tatmalıyım Dediğin Bir Olay Var Mı?

Yine zamandan dolayı tatmam imkansız ama Kurtuluş Savaşı zamanını görmek isterdim. Birebir o mücadeleye destek olmak için...

6-Eğer Olanaklarını Göz Önünde Bulundurmadan, Hiçbirşeyi Düşünmeden İstediğin Mesleği Seçecek Olsaydın Bu Ne Olurdu?

Ünlü bir gazeteci olmak isterdim. Ya da dansçı, hee tiyatrocu da olabilir. Belki de bir avukat. Gördüğünüz gibi yüreğimde neler yatıyor neler :) 

7-Farklı Bir Nedenle Dünyaya Gelecek Olsaydın, Kimin Görünüşünde Olmak İsterdin?

Ayyy düşündüm düşündüm bulamadım, bu kadar memnun muyum görünüşümden acaba?

8-Hayallerine Konuk Ettiğin Prens Nasıl Biri?

Ben evliyim, bu soruyu cevaplamam caiz değildir :)

9-Giyim Tarzın

Okul hayatında mecburi klasik, ama diğer zamanlar hep spor. Her renk giyerim, her tarz giyerim. Şimdi biraz kilo fazlam olduğu için (yaklaşık 6 kilo kadar ) giyebildiklerim kısıtlı ama neyse :(

10-Seni En Etkileyen Film veya Dizi Sahnesi

İlk aklıma gelen yine Hatırla Sevgili'den.. Darbe zamanında Yasemin'in milletvekili olan babası tutuklanırken...
Bir de Deniz Gezmiş'le Adnan Menderes'in idam sahneleri...

Cevaplamak isteyen herkesi mimliyorum...

İşte ben...

Fotoğrafım
İstanbul, Türkiye
Benden merhaba.. 30 yaşlarında okumayı, gezmeyi, eğlenmeyi seven bir öğretmenim. Bir de 3,5 yaşında hayatımın Öykü'süne sahibim. Blogumda güzel vakit geçirmeniz dileğiyle...