4 Ağustos 2013 Pazar

Kardeşimin Hikayesi - Zülfü Livaneli

Ankara'dan Kastamonu'ya geçme durumum ortaya çıktığında, o sıralarda okumakta olduğum Yüzüncü Ad kitabından başka kitap yoktu elimde. Ben de Vildan'ımın kitaplığına dalıverdim ve en çok sevdiğim yazarlardan olan Zülfü Livaneli'nin Kardeşimin Hikayesi isimli kitabını ödünç aldım. Dün yolculuk esnasında başladım, sahur sonrası bitiverdi. Uzun zamandır 24 saat olmadan bir kitap bitirmemiştim, çok iyi geldi :)


Bu kitabın yorumlarına bazı bloglarda rastlamıştım, bazılarının çok beğendiğini, bazılarının da beğenmediğini görmüştüm. Ben çok zevk alarak okudum kitabı...

Kitabın baş kahramanı Ahmet Arslan isimli emekli bir mühendis. Podima isimli bir sahil kasabasında yaşıyor köpeği Kerberos'la birlikte. Bir gün kendisinin de davetli olduğu bir parti sonrası, evin hanımı (parti sahibi  yani) Arzu Hanım öldürülüyor. Bu cinayeti araştırmaya gelen bir gazeteci kız Ahmet Bey'e cinayet hakkında sorular sormak için kapısını çalıyor ve böylelikle yolları kesişiyor. Günler geçtikçe hem  cinayet hakkında konuşmak, hem de Ahmet Bey'in kardeşi Mehmet'in garip aşk hikayesini dinlemek için yine bir araya geliyorlar. 

Kitabın sonunda iki beklenmedik durum var. Birincisi katil kim :) İkincisi Mehmet Arslan kim :))

Kitabın arka kapağında yazan yazı çok dikkat çekici. 

Ayrıca kitapta şöyle bir kısım var ki yine çok ilgi çekici : 
"Aynaroz isimli bir yerde bir manastırda günde iki kez yemek yiyormuş keşişler. Başrahip başla komutunu verince herkes yemeğe başlıyor ve son süratle yemeklerini bitiriyorlarmış. Bu sırada bir keşiş, mide bulandırıcı, tiksindirici hikayeler okuyormuş. Bunun amacı keşişlerin yemekten zevk almalarını engellemekmiş. Her yemekten sonra da kiliseye koşup bedensel bir zevklerini tatmin ettikleri için Tanrı'dan af diliyorlarmış. " Peh peh peh peh :) 

Okumanızı tavsiye edebileceğim güzel bir kitap olarak zihnimde yerini aldı. 


2 yorum:

  1. Başucumda okunmayı bekliyor.Kitabı şöyle bi karıştırdığımda pek çekici gelmemişti ama yazdıklarınızla ilgimi daha çok çekti ;))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Postumun başında belirttiğim gibi bazı bloglarda çok beğendim, bazılarında pek beğenmedim yazıyordu. Umarım siz beğenenlerden olursunuz...

      Sil

İşte ben...

Fotoğrafım
İstanbul, Turkey
Benden merhaba.. 30 yaşlarında okumayı, gezmeyi, eğlenmeyi seven bir öğretmenim. Bir de 3,5 yaşında hayatımın Öykü'süne sahibim. Blogumda güzel vakit geçirmeniz dileğiyle...